Ana Sayfa / Genel / “Tedbîrinizi Alın! Ancak Azimleri Kırmadan”

“Tedbîrinizi Alın! Ancak Azimleri Kırmadan”

Mücahidler bir yeri fetih ettiklerinde, bazılarının hemen yorumlara geçerek; ‘bu fethin bir entrika olduğu, asıl amacın şunlar şunlar’ olduğu şeklinde yorumlara başladıkları görülmektedir…

Düşmanlarımızın habis oldukları doğrudur… Olayları kendi çıkarlarına çevirmek ve çabalarımızın meyvelerini devşirmek için çok çaba sarf ettikleri de doğrudur… Aralarında mücahidler de olmak üzere- Müslümanlar olarak bizlerin, planlamada zayıf ve hile kuranların tuzaklarına karşı uyanıklıkta eksik olduğumuz da doğrudur…

Ancak bunlarla birlikte olumlu gözüken her bir olayın olumsuz bir şekilde yorumlanması da azimleri kırıcı bir tutumdur ve tek bir sonuca götürecektir ki bu da: hepimizin dış güçler tarafından yönlendirildiğidir… Ülkelerimizde gerçekleşen hiçbir şey onların planlarının dışına çıkmamakta ve istekleriyle çatışmamaktadır… Bu durumda çabalamanın bir yararı olmadığı gibi ortada bir umutta yoktur!

Bu olumsuz mesajın, şeytanın gece gündüz üzerinde çalıştığı mücahide ulaştığını ve bununla silahını terk edip barışa geçtiğini ya da teslimiyet gösterip dünyaya meylettiğini bir düşünün!

Farkında olmadan bu kelimelerimizle ağırlaştıranların ve cihaddan alıkoyanların terazilerinin kefesini ne kadar ağırlaştırmaktayız!

Onları -ne az nede fazla- sadece basit araçlar olarak gördüğümüzde, mücahidlerin çabalarını ne kadar hakir görmekte ve haklarını eksiltmekteyiz. Bununla birlikte belki onlar da entrikanın yapısını idrak etmiş ancak savaşa girmekten başka bir seçim bulamamış olabilirler… Karşıda hain bir düşman, canlar ve namuslar tehlikede; bunların yanında kendilerini yüz üstü bırakmış bir ümmet!

Bu zamanda, mücahidlerin, mustazaflara yardım etmek, düşmanların saldırganlıklarını def etmek ve âlemlerin rabbinin dinini destekleme yönündeki tüm çabalarının takdir edilmesi gerekir. Onlar bununla üzerlerindeki görevlerini yerine getirmişlerdir.

Bununla birlikte güç nispetince düşmanların planları ve entrika yöntemleri de hatırlatılmalıdır.

Ümmete de, mücahidlerini yüz üstü bırakmaya devam ettikleri ve hakikatte tüm ümmetin ölüm-kalım savaşı olan savaşta yalnız bıraktıkları sürece, kuşkusuz bu zaferlerin çalınmaya ve kullanılmaya maruz olacağının hatırlatılması gerekir.

O zaman bu mücahidlerin günahı olmamış olacaktır.

Belki Allahu teâlâ onlara şehadetle ikramda bulunacak, ancak ümmet hala zaferi hak etmemiş olacaktır!
Allah en doğrusunu bilir.

Dr.İyad Kuneybi

Mütercim: Muhammed Atta

İlginizi Çekebilir

Dr. İyad Kuneybî: Taviz Fıkhı – 1. Bölüm (Türkçe Video & Metin)

Ümmet-i İslam Medya, Ensar Mescidi tarafından medya kuruluşumuza özel tercüme edilen Dr. İyad Kuneybî’ye ait …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir