Ana Sayfa / Genel / Şam sahasında gerçekleşen cinayetlerden İslam’ı berii tutmak!

Şam sahasında gerçekleşen cinayetlerden İslam’ı berii tutmak!

ŞAM SAHASINDA GERÇEKLEŞEN CİNAYETLERDEN İSLAM’I BERİİ TUTMAK ..

تبرئة الإسلام من جرائم تتم في ساحة الشام

Bismillah was’Salatu ves’Selamu ala Rasulillah ..

1-Öncelikle benim için en önemli olan şey, çirkin davranışlardan ve İslam’ın beri olduğu halde kendisine nispet ederek yapılan ve arkasından “Allah-u Ekber” çığlıkları atılan cürümlerden şeriat’ı tenzih etmektir (o davranışların şeriatta bir yeri yoktur.).

2-Şam halkı ve tüm dünya duysun: Biz Şam’da gerçekleştiğini gördüğümüz rastgele, şer’e uygun olmayan tüm öldürmelerden beri’yiz ve şeriatta bunun yeri yoktur. O yüzden yarın bir gün biz şeriat ve hilafete davet ettiğimizde karşımızı çıkıpta “Daha önce de görmüştük, denemiştik” demeyin. Bizim kendisine davet ettiğimiz şeriat, hilafet ve İslami devlet bu şekilde değildir.

3-İslam, Müslüman esirlerin sadece bir gruba biat ettikleri için öldürülmesinden beri’dir. Ve esir bir Müslümanı belirli bir gruptan olduğu için veya biat ettiği için öldürmek, öldüren kim olursa olsun ve hangi grup olursa olsun apaçık bir cinayettir. Eğer ki Müslüman esir kendinin öldürülmesini gerektiren bir suç yaparsa, o zaman durum zarar gören kişilerin ailesine sorulur ona göre hüküm uygulanır, ama sadece bir gruba bağlı olduğu için onun kanını akıtmak helal olmaz ve o bağlı olduğu grubun içindekiler ne yaparsa yapsın bu ona geçerli olmaz.

4-Ve yine İslam, bir cemaati delil ve gerekçe olmadan mürtedlikle töhmet etmekten beridir. O grup veya aşiret diğer bir grubun askerlerine ihanet etse de veya şeri olduğunu varsayarak bir devletin askerlerine bunu yapsa bile bu olmaz, bu davranış o gruptaki herkesin mürted olduğu anlamına gelmez, çünkü ihanet etmek veya arkadan vurmak bir masiyettir (günahtır), az yukarıda zikrettiğimiz gibi zarar görenlerin ailesine bırakılır; ya kısas uygulanır ya da affedilir.

5 Ve bir grubu tekfir etmenin cezası eğer ki o tekfir edilen kişi gerçekten kâfir değilse tekfir eden kişiye döner ve o sorumlu tutulur. Ve kim ki Müslümanlara onlarda bulunmadığı halde mürted olarak hükmederse o zaman onların bugün gördüğümüz gibi kafaları kesilerek veya asılarak veya topluca öldürülmelerinden sorumlu tutulur.

6-Ve hangi grup olursa olsun, bir topluluk hakkında delil ve gerekçe olmadan mürted olduklarına dair bir beyanat yayarsa, o grup Allah’ın indirdiğiyle hükmetmiyor demektir.

7-İslam, bugün görmekte olduğumuz şekilde cahil bir şekilde kısas’ın uygulanmasında beri’dir. Öyle ki bir grup diğerine karşılık vermek üzere (sert bir karşılık veya kendini korumaya yetecek şekilde) sergilediği öldürmede haddi aşıyor ve suçlu olanın yanında suçsuzu da sıyırıp götürüyor. Ve burada öldürülen kişinin ailesine hiç sorulmuyor eğer ki öldürmek mi istiyorlar yoksa affetmek mi diye. İşte bu cahiliyede yapılırdı ve bunun şeriatta bir yeri yoktur. Tam tersi İslam’da “Allah’ın haram kıldığı canı öldürmeyin. Ancak hak ile olursa müstesna. Kim, zulmedilerek öldürülürse; gerçekten Biz, onun velisine bir yetki kılmışızdır. Artık o da öldürmekte aşırı gitmesin. Muhakkak ki o, yardım görenlerden olmuştur.” var.

8-İslam, sahavat ve hariciler sıfatlarını gruplara ayrıt etmeden tüm kişilerine nispet etmekten ve hepsine öldürmekle hükmetmekten de beridir.

9-İslam, kâfirlere inmesine rağmen bazı nasları Müslümanlara karşı uygulamadan da beridir. Aynı Allahu Teala’nın bu ayeti gibi; “Bunun için eğer savaşta ele geçirirsen; onları dağıt ki arkalarında olanlar ibret alsınlar.

10-Kim ki üzerinde İslam yakinen sabit olursa (kesin Müslümansa), ondan İslam (Müslümanlık) ismi sadece sabir delil ile düşebilir. Ve ne cehalettendir ki bazı gruplara taassup besleyen kişilerin Müslümanları tekfir etmesi, hâlbuki o taassup ettikleri grup kendilerine delil ve gerekçe getirmedi bile. Daha önce en güvenilir mücahidlere murtüd hükmü verdiler aynı “Ebu Saad El’hadrami”ye yaptıkları gibi, Allah ona rahmet etsin, üstelik ortada hiç bir delil olmadan.

Ve Allahu Teala’nın “Bu iftirayı işittiğinizde erkek ve kadın müminlerin, kendi vicdanları ile hüsnüzanda bulunup da: «Bu, apaçık bir iftiradır» demeleri gerekmez miydi?” dediğini biliyoruz. İşte bu bizim için bir yol göstericidir ki bir mümine delilsiz iftira atanı yalanlamak gerekiyor.

11-Müslüman kişi öldürmekten mutluluk duymaz ve bir kâfiri dahi öldürmekte yeri olmayan hareketler kullanmaz. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- dedi ki; “Öldürürken (ölümü hak etmiş kimseleri) ihsan tutkusu ile (uygun şekilde) öldürün!”. Kureyza oğullarını öldürdüğü zaman onları grup grup ayırıp birilerini diğerlerinin gözü göremeyecek uzak bir yere götürürdü ve onlar arkadaşlarını göremezlerdi. Ve hiç bir rivayette Müslümanların onlarla eğlendikleri veya kafalarıyla oynadıkları geçemez. Ki onlar hain Yahudilerdi. Ve âlimler “Bir Müslümanın cesedine temsil yapan kâfire aynı yaptığıyla karşılık verilir mi verilmez mi?” konusunda ihtilaf etmiştirler. Ve her kim öldürmekten ve kafa kesmekten ve onların görüntülerini kaydetmekten zevk duyuyorsa bilsin ki onun fıtratında bir bozulma vardır ve nefsi kararmıştır. Bu böyleyken bunu bir de Müslümana yaparsa ne halde olur.

12- Bazı cemaatlere karşı yumuşak konuşmam sadece bünyelerinde hak ve rüş’de meyleden gençlerin bulunmasından dolayıdır ve onların bazı Allah’ın rahmetiyle etkilenip o gruplardan ayrıldıklarını biliyorum. Ve benim bazı cemaat mensuplarına karşı yumuşaklığım yaptıkları cürümlerden ve komutanlarının sapmalarından veya fesatlarından habersiz olduğumdan dolayı değildir, bunu eski bir makalemde açıkladım, kimse Müslümanları kesenlere ve tekfirde aşırıya gidenlere karşı güzel duygu beslediğimi sanmasın. Tam tersi bunlar canidirler ben onların cihada yaptıklarından ve cinayetlerinden beriyim.

13-Şam sahasında pislik çoğaldı, aşırılık karşında orada açık ajanlarla toplantı yapanlar da çıktı “idare meclisi” adı altında, şuan orada tek sorun aşırılık değildir, tam tersi Arap ve uluslararası rejimlerin Şam sahasını karıştırması ve buna bazı grupların yardımcı olması ve düşmana karşı savaşmayı bırakıp durumu sadece aşırılığa karşı sıkıştırmak ve bazı tağutları razı etmek için sadece aşırılığa karşı savaşmak, tüm bunlar Şam cihadını kaybolmakla tehdit ediyor oldu. Ve bir Müslümanın sadece bunu göz önünde bulundurması gerekmiyor ve aynı zamanda bu Şam sahasında tertemiz sancakların olmadığı anlamına gelmiyor.

14-Burada belli olmalarına rağmen grupların ismini söylemedik, bizim dostluk veya düşmanlığımızı isimlere göre değil, yapılan davranışlara göre şekillendirdiğimizin bilinmesi için.

15- Şam halkı ve diğer Müslümanlar ve tüm dünya duysun ki, kişilere delil olmadan mürted demek veya ona bağlı olarak onları öldürmek ve kafalarını kesmek birer cürümdür, hiç küçümsenmemelidir, hatta İslam o davranışlardan beri’dir. Ve bunu yapan kişiler menhec kardeşi değildirler. Tam tersi onlar kaybolanlardır, onlardan beri’yiz. Ama her şeye rağmen o gruplarda salih ve kötü kişiler de var ve onların hem hayırlı hem şerli amelleri vardır, bizim bu yerimizden sadece onların batıl amellerinden beri olmak elimizden geliyor. Ve şeriatı onların yaptıklarından beri tutmamız gerekiyor. Ve onların bünyesinde bulunanları sakındırıp uyarmamız gerekiyor onları savunmasınlar diye.

16. Allah’tan Müslümanların durumunu düzeltmesini diliyoruz.

İlginizi Çekebilir

Amerika’nın Müslümanları Bombalamasına Sevinmiyoruz

-Bu adam sürekli değişen manzaradan ibaret! “Devle”yi hem övüyor hem kınıyor sonra bir daha övüyor …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir