Ana Sayfa / İlim & Davet / Günümüz sihirbazlarının iman etmesi mümkün müdür?

Günümüz sihirbazlarının iman etmesi mümkün müdür?

Her zaman deriz ki; günümüzdeki düzenlerin taraftarları ve medya organları, Firavun’un sihirbazları gibidir. Peki, neden kendimize şu soruyu sormuyoruz: Günümüz düzenlerinin sihirbazlarının, Firavun’un sihirbazlarının iman ettikleri gibi iman etmeleri mümkün müdür?

1-Denilecek ki; hayır! Çünkü günümüz sihirbazları yalancıdırlar, batıl olan tarafta olduklarını bildikleri halde büyüklenmekte ve kibirlenmektedirler.

Deriz ki; Firavun’un sihirbazları da böyleydiler! Onlar Musa a.s. ve Harun a.s. hakkında konuşurlar iken, birbirlerine; bu ikisi(Musa a.s. ve Harun a.s.)  sizin ideal yolunuzu ortadan kaldırmak istiyorlar, demekteyidiler. İnsanları aldatmak için kulladıkları sihir ve sapkınlıklarını “ideal yol” olarak isimlendirdiler. Kendilerinin batıl yolda olduklarını bildikleri halde kendilerini aldatıyorlardı!

2-Denilecek ki; düzenin sihirbazları, kendilerini imana çağıran herkesi, dini ticarete çevirmek ve dünyalık menfat  istemekle suçlamaktadırlar.

Deriz ki; Firavun’un sihirbazları da böyleydiler. Musa a.s. onlara: “Yazık size! Allah hakkında yalan uydurmayın! Sonra O, bir azap ile kökünüzü keser! İftira eden kesinlikle perişan olur.” dediğinde, onlar dediler ki: “Bu ikisi muhakkak ki sihirleriyle sizi yurdunuzdan çıkarmak  istemektedirler.”  Yani bizim yaptığımız gibi sihir yaparak insanları kendilerine yöneltip bununlada toprak/makam  elde etmeyi hedeflemektedirler.

3-Denilecek ki, düzenin sihirbazlarının  tek hedefleri dünya menfeatidir; dünya için bütün ilkelerini feda etmektedirler.

Deriz ki; Firavun’un sihirbazları da böyleydiler. Firavun’un huzuruna geldiklerinde tek istedikleri; eğer galip gelirsek bize bir mükafat varmıdır idi. Dünya menfati için bütün sihir ve sapkınlıklarını kullanmaya hazırlandılar.

4-Denilecek ki, ama günümüz sihirbazları yaptıkları zulümleri en iyi bilenler olmalarına rağmen tağutları kutsallaştırıyorlar.

Deriz ki; Firavun’un sihirbazları da böyleydiler. Firavun’un adına yemin ederken şunu diyorlardı: “Firavun’un kudreti hakkı için elbette bizler galip geleceğiz.” Firavun onları insanları saptırmaları için kullanıyordu. İman ederlerken şöyle söylemişlerdi: “Firavun bize, sihir yapmamız için zor kullanmaz.” Ancak onlar buna rağmen yapıyorlardı.

5-Denilecek ki; lakin günümüz sihirbazlarına, Allah katından bir ilim ve mesaj gelmiştir ama onların kalpleri ona karşı katılaşmıştır.

Deriz ki; Firavun’un sihirbazları da böyleydiler. İman ederken söyledikleri şu söze dikkat edin: “Biz; hatalarımızı ve senin bize zorla yaptığın büyüyü, bağışlaması için rabbimize îman ettik. Allah, (mükâfatı) en hayırlı ve (cezası) en sürekli olandır. Şurası muhakkak ki, kim rabbine günahkar olarak varırsa, cehennem sırf onun içindir, O ise orada ne ölür ne de dirilir.” Bunun gibi Musa a.s. tarafından onlara ulaştırıldığı anlaşılan bir çok ayet vardı. Ama Ahd(Müslüman olmaları için belirlenmiş zaman) onlar için uzadı ve iman etmeleri için canlı bir örneğe ihtiyaçları vardı.

Firavun’un sihirbazlarında da günümüz sihirbazlarında olduğu gibi fesadın ve şerrin tümü vardı! Musa a.s. kuvvetli delilleri ve sadık lehçesi onları(sihirbazları); hidayet ehli ve Firavun’u dahi tehdit edecek imamlardan kıldı. Onlar Firavun’a karşı şöyle diyorlardı: “Dediler ki; Seni bize gelen açık Mûcizelere  ve bizi yaratana tercih edemeyiz. Öyleyse yapacağını yap.”

Evet, şüphesiz günümüz düzenlerinin sihirbazlarına, deliller ve hak mesajlar ulaşmış olması doğrudur. Kesinlikle onlar yaptıkları şeylerden ötürü özür sahipleri değillerdir ve suçludurlar. Onların kalpleri Firavun’un sihirbazlarından (hakka karşı) daha sertdir. Hakka karşı gözlerini kapatmışlar ve hakka karşı boyun eğmemişlerdir.

Fakat bizlerden; İslam davetçileri olarak (her Müslümanın birer davetçi olması gerekir) onlara karşı Musa a.s. gibi olmamız istenmektedir. Ebedi Kur’an mucizelerini tahrif etmeden sulandırmadan, kesip kıpmadan, tam bir yakin ve sadık (doğru) bir üslup ile arz etmeliyiz. İnsanlara sunduğumuz davete ilk kendimiz uymalıyız. Aynı zamanda Musa a.s.’ın sihirbazlardan beri olduğu gibi biz de batıl yollarından beri olmalıyız. Musa a.s. sihirbazlara demiştiki: “Yazıklar olsun size! Allah’a yalan iftirada bulunmayın.” Bu şekilde, Firavun’un sihirbazlarının îman ettiği gibi günümüz sihirbazlarından bazılarının da îman etmesine vesile oluruz.

Evet, günümüz Firavunları tevbe eden sihirbazları görecektirler. Günümüzdeki sihirbazlık; fertlerin yıkamayacağı kurumlar ve müesseseler halini alsa dahi, sonunda Allah’a halis kılınmış davetin neticesinde yıkılacaktırlar. “Allah dilediğini sırat-ı müstekime eriştirir.”

Not: Bu konuyu yayınladıktan hemen sonra gelen yorumlardan anlaşıldına göre, bazıları benim günümüz sihirbazlarına karşı yumuşak olmaya çağırdığımı anlamaktadırlar. Ama konu böyle değildir, bilakis ben dedim ki: “Aynı zamanda Musa a.s. sihirbazlardan beri olduğu gibi batıl yollarından beri olmalıyız.”  Bu beraat; temiz davetimizin neticesinde onlardan bazılarının  hidayete ermesini olumsuzlaştırmaz.

Yazının arapça orjinalini bu linkten okuyabilirsiniz: هل يمكن أن يؤمن سحَرَة اليوم؟

 

İlginizi Çekebilir

Dr.İyad el-Kuneybî: “Şeriatın tatbikinden önce toplumun problemleri çözülmesi gerekir, diyenlere…”

Tevhidi davet çalışmalarından dolayı hapiste bulunan Ürdün’deki değerli âlim Dr. İyad Kunaybi’nin 30 bölümlük “Şeriata Destek” …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir