Ana Sayfa / İlim & Davet / Ey Ürdün Halkı! Azap Bize Beklemediğimiz Bir Yönden Gelmeden Önce!

Ey Ürdün Halkı! Azap Bize Beklemediğimiz Bir Yönden Gelmeden Önce!

Allah’ın yasalarından (sünnetullah) anlaşıldığı üzere, Ürdün (şu an) tehlikede olan bir ülke. Tehlikenin kaynağı ise iki:

Birincisi; Günahların çokça artması ve salih kişilerin bu konuda pasif kalmaları. Sahabeler: “Ya Rasulullah, aramızda salih kişiler varken helak edilir miyiz?” dediklerinde, Rasulullah (s.a.v.) şöyle cevap vermişti: “Evet. Eğer kötülükler çoğalırsa.”
Doğru örtünme şeklinin nadir oluşu, kadın-erkek ilişkilerindeki laubalilik, fuhşun artışı, kıskançlığın ölmüş olması, Müslümanlarla ilgili meselelerde ve mazlumlara yardımda pasiflik, zalimlere yağcılık etme, faizin yaygınlaşması, din eğitiminden uzaklaşma… Ve daha birçoğu…

İkincisi ise; -ki bu en önemlisi- Allah’ın planına karşı, kendini emniyette hissetmek. Bunun manası; işlenilen günahların sonucundan güvende olacağını sanmaktır.

{ Allah’ın planına karşı, kendilerini emniyette mi hissediyorlar? Allah’ın planına karşı emniyette hissedenler, sadece kaybedenlerdir. } ( ARAF 99)

Kendini, günahın sonuçlarından emniyette hissetmek, Allah katında, günahın kendisinden daha kötüdür. İşlediği günahlardan dolayı korkan kişi, günahlarını önemsemeyip, küçük gören kişiye göre Allah’ın rahmetine daha yakındır.

Ürdün, henüz büyük felaketler görmemiş bir ülkedir. Sanırım -bu sebeple- nüfusun çoğunluğu kendini Allah’ın yumuşaklığı ( müsamahakâr oluşu ) ile kandırıyor. Sanıyorum ki, Allah’ın planına karşı emniyet hissinden daha tehlikeli bir durumun içine düştüler ki; o da, Allah’ı razı etmeyi veya öfkelendirmeyi önemsemeyip, içinde bulundukları güven ortamını, ülkenin, dünyanın süper güçlerini razı eden siyasetine bağlamalarıdır.

Bu son derece büyük bir tehlikedir. Güven ortamında olma nimetini, Allah’ın rahmetine, müsamahasına ve mühlet verişine değil, Allah’a asi oluşa bağlamak… Bu sanki: “Süper güçler bizden razı olup, onlarla fikir ayrılığına düşmedikten sonra, bize nereden acı-sıkıntı gelebilir?” demek gibidir.

Bu durum bana şu ayeti hatırlatıyor: { Onlardan öncekiler de planlar kurmuşlardı. Ama Allah, onların binalarını temellerinden sarstı ve tavan üzerlerine çöktü. Azap, onlara beklemedikleri bir yerden geldi. } ( NAHL 26)

Tasavvur et! Bir grup insan, bir evin içinde, dışarıdan kendilerine saldıran düşmanlarını pencerelerden gözlüyorlar. Düşmanı görmeyince, kendilerini emniyette hissediyorlar. Derken izzetin Rabbi, güçlü ve sarsılmaz sandıkları evi temellerinden sarsıyor. Oysa azabın o yönden geleceğini sanmıyorlardı. Ama tavan üzerlerine çöküyor ve yıkılıyorlar. { Azap, onlara beklemedikleri bir yerden geldi.}

Ey komşu ülkelerin yaşadığı felaketlerini kendinden uzak görerek, güven duygusuyla, Allah’a asi olan ve ülkesinin durumundan ibret almayan Ürdün halkı! Allah’ın müsamahakâr oluşuyla kendinizi aldatmayın.
Ey Ürdün halkı! Allah’ın, azabını geciktirmesini, Allah’a asi oluşa bağlamayın.

Ey Ürdün halkı! Durumunuzu düzeltin. Mazlumların sorunlarıyla ilgilenin ve kötülüklere karşı gelin. Kulların gazabından kaçıp, Allah’ın gazabına koşmayın.
Allah’ın, hakkında: { Hatırlatıldıkları şeyi unutunca, kötülükten men edenleri kurtardık ve zalimleri kötülüklerinden dolayı şiddetli bir azapla yakaladık.} ( ARAF 165) dediği gün için çalışın.

Ey Ürdün halkı! Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Allah, zalime mühlet verir. Onu yakalayınca da elinden kaçırmaz.”

{ Allah’a doğru koşun… }
Allah’ım, sen bizleri ve Müslümanları, güzel bir dönüşle, sevdiğin şeylere geri döndür…

Dr. İyad KUNEYBİ

Kulliyetu Neva 

İlginizi Çekebilir

Dr.İyad el-Kuneybî: “Şeriatın tatbikinden önce toplumun problemleri çözülmesi gerekir, diyenlere…”

Tevhidi davet çalışmalarından dolayı hapiste bulunan Ürdün’deki değerli âlim Dr. İyad Kunaybi’nin 30 bölümlük “Şeriata Destek” …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir